Evrensel İlkeleriyle Sosyal Demokrasi
Article Sidebar
Özet
Sosyal demokrasi, 19. yüzyıl sonlarından 20. yüzyıl başlarına doğru gelişen emek ve işçi sınıfı hareketlerine koşut olarak bir sınıf hareketi çerçevesinden yola çıkmıştır. Ancak zaman içinde bütün dünyada işçi sınıfı hareketinin boyutlarını aşan daha büyük bir kitlesellik sınıflar arası dayanışma ve demokratikleşme hareketine dönüşmüştür.
Bugün sosyal demokrasi, bireylerin, özgürlük ve dayanışma bilinci içinde ve çoğulcu demokrasi kurallarına bağlı kalarak adaletle gelişen bir toplum yapısına ulaşmayı amaçladıkları siyasal dünya görüşünün adıdır. Özgürlük, eşitlik, adalet ve dayanışma kavramları bir anlamda sosyal demokrasinin temel vurguları, ana ilkeleridir.
Farklı görüş ve düşüncelerin, karşıt sınıf çıkarlarının kendini ifade edebilme olanağı bulduğu siyasal yapı, sosyal demokrasinin (eş anlamlı olarak demokratik sosyalizmin) içinde yaşamayı ve olgunlaşmayı veri kabul ettiği alandır. Çoğulcu demokrasi bir bakıma, sosyal demokrasinin ulaşmayı öngördüğü toplum düzeni yolunda bir araç sayılabilir. Oysa çoğulculuk sosyal demokrasi için ‘araç' olmanın ötesinde anlamlıdır. Varılması amaçlanan hedefin 'olmazsa olmaz' kuralıdır. Bu niteliğiyle de, bir anlamda birinci temel ilkedir.