Yirmibirinci Yüzyılda Küreselleşme, Ulus-Devlet ve Ayrılıkçılık
Article Sidebar
Özet
Yirmibirinci yüzyılın karmaşık, yoğun, rekabetçi şartları, dünya siyasetine yeni açılımlar, yeni sorunlar, yeni fikrî unsurlar sunmaktadır. Küreselleşme, uluslararası ilişkilerin temel konusu haline gelmiştir ve uzun bir süre de temel konu olarak kalmaya devam edecektir. Ülkeler, insanlar, şirketler arasındaki girift ilişkiler, bankacılıktan terörizme, yerel devletlerüstü örgütlerin yapılanmasından otomotiv sanayiine dek tüm siyasal ve ekonomik etkileşim alanlarını doğrudan ve şiddetli bir şekilde etkilemektedir. Bunun sonucu olarak birtakım alışılagelmiş tanımlar ve kalıplar içinde görülegelen kavramlar da bir dönüşüme girmekte, hem tabiatları, hem anlamları, hem içerdikleri eylem dinamikleri önemli ölçüde erozyona, değişime, dönüşüme uğramaktadır. Tüm bunların tam sorumlusu olmasa da başat motifi, küreselleşme kavramıdır.